Çene eklemi, boyunda omurgaya ve ağızda dişlere yakındır. Bundan dolayı bu bölgelerdeki rahatsızlıklar çene eklemini kolayca etkileyebilir ve şikayetlere neden olabilir. Sıradan bir insan; çiğneme, yutma, soluk alıp verme ve konuşma sırasında günde yaklaşık iki bin kere çene eklemini kullanır. Alt çene boyun ve çene kaslarının ortak hareketleri ile hareket eder. Alt çene kemiği; aşağı, yukarı, öne ve yanlara doğru hareket edebilmektedir ve bu hareketlerin bozulması çene ekleminde oluşan ya da oluşabilecek bir bozukluğun habercisi olacaktır.

Çene eklemi rahatsızlıklarında en önemli tanı koyma yöntemi muayenedir. Gerektiğinde yalnızca fizik tedavi doktoru değil, diş hekimliği, plastik cerrahi ve psikiyatrist değerlendirmelerine de ihtiyaç duyulur. İyi bir muayenenin sonunda problem teşhis edilir. Ancak tüm bunların yanında teşhis yapılırken MR (emar), röntgen gibi radyolojik incelemelerden de yararlanılması gerekebilmektedir.

Çene Eklemindeki Ağrıların Nedenleri Nelerdir?

  1. Sürekli dişleri gıcırdatmak ve sıkmak,
  2. Özellikle başın öne doğru eğik duruşu gibi duruş bozuklukları,
  3. Çenenin kapanış bozuklukları,
  4. Diş hastalıkları,
  5. Ağzın yalnızca tek tarafında çiğneme alışkanlığı,
  6. Psikolojik nedenler,
  7. Sert veya büyük lokmalar ısırmak gibi travmalar, soğuğa maruz kalmak ve çeneyi zorlamak,
  8. Genel bağ dokusunda gevşeklikler, tırnak yeme, çok fazla sakız çiğneme, çok fazla çekirdek yeme, pipo içmek, keman çalmak,
  9. Devamlı ağızdan nefes alıp verme,
  10. Tümör, enfeksiyon ve iltihaplı romatizma gibi bazı hastalıklar, çene ağrılarına sebep olan etkenlere örnek olarak verilebilir.

Çene Eklemi Tedavisi Nasıl Yapılır?

Çene eklemi hastalıklarında çeşitli tedavi yöntemleri uygulanabilir. Ancak en önemlisi hastanın doktoru tarafından doğru bir şekilde bilgilendirilmesidir. Çene eklemini doğru şekilde kullanabilmek, çoğu eklem hastalığının önüne geçmeye ve hastalık durumlarında tedavisini kolaylaştırmaya yarar sağlar. Bu nedenle hastanın ve doktorun üzerine düşen görevi doğru şekilde yapması, tedavinin başarısında büyük oranda etki gösterir. Hasta eğitiminin haricinde kullanılan birtakım yardımcı yöntemler de vardır. Bu yöntemlerden bazılarını sıralayacak olursak; ev programı ve egzersiz, fizik tedavi, ilaç tedavisi, soğuk ve sıcak tedavi, eklem içine enjeksiyon, psikoterapi, splint ve manipülasyon şeklindedir.

Hastanın evinde yapacağı egzersizleri ve günlük hayatında dikkat etmesi gereken durumları içeren bilgilendirmeler tedavinin en önemli kısımlarından birini oluşturur.

Fizik tedavi, ağrıların kontrolünde, kasın gevşetilmesinde ve ağız açıklığının sağlanmasında en önemli tedavi yöntemlerinden biridir.

Eklem içine enjeksiyon işlemi, özellikle kayganlığı azalan eklemlerin kayganlığının arttırılması, eklem içinde ağrıya sebep olan reaksiyonların önüne geçilmesi amacıyla gerçekleştirilir.